Sabah 04.00 İncirli Metrobüs durağında servisimiz ile hareketle Sabiha Gökçen havalimanı Ajet kontuarında 07.00 Gaziantep uçuşu biniş işlemleri sonrası uçağa geçiyoruz. Bir saat kırk dakika sürecek yolculuğun ardından Gaziantep havalimanına varıyoruz. Alanda bizleri bekleyen aracımıza binerek yöresel lezzetler ile hazırlanmış kahvaltımızı alarak (ekstra) şehri tanımaya başlıyoruz. İlk durağımız antik çağın en önemli kentlerinden Zeugma Antik Kenti’nden çıkartılan zengin eserlerin sergilendiği Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi olacak. Çingene kızı mozaiği ile dünyaya adını duyurmuş bu müzede özellikle taban mozaikleri görsel zenginliği arttıracak. Gaziantep kalesi etrafından yürüyüşle, Kurtuluş müzesi, Kültür yolu gezilerini gerçekleştiriyoruz. Tahmis Kahvesi'ne ulaşıyoruz. İlk kez 1638 yılında yapılan, 1901 yılındaki yangından sonra yenilenerek günümüze gelen Tahmis Kahvesi’nde vereceğimiz mola ardından artık çarşılarda satılan birbirinden güzel yemenilerden, Meşhur Elmacı Pazarı'nda yöreye özgü baharatlardan ve yörede Bandırma olarak bilinen cevizli sucuklardan, Bakırcılar Çarşısı'nda satılan birbirinden güzel bakır eserlerden almak için vereceğimiz serbest zaman veriyoruz.
Gaziantep eski evlerinin bulunduğu Bey mahallesi gezisi sonrası sakin şehir Halfeti’ye hareket ediyoruz. Burada yaklaşık bir saat sürecek olan tekne turuna başlıyoruz. Savaşhan köyü, Rum Kale, bir zamanlar yaşam alanı olarak kullanılmış mağara evleri, sular altında kalan caminin suların üzerinde kalan tek kısmı olan minaresini görüp fotoğraflıyor ve Şanlıurfa’da bulunan otelimize ulaşıyoruz. Konaklama otelimizde. Akşam yemeği için Çulcuoğlu restoranına gidiyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltı sonrasında otelimizden ayrılıyoruz. Peygamberler şehri Şanlıurfa Balıklı Göl kompleksi gezimiz başlıyor. Bu alanda Hz. İbrahim Makamı, Ayn Zeliha ve Balıklı Göl gezilerini gerçekleştiriyoruz. Şanlıurfa yöresel alışveriş ve eski çarşı kültürünü gözlemleyeceğimiz Gümrük hanında serbest zaman veriyoruz. Bölgenin en önemli müzelerinden olan Şanlıurfa arkeoloji müzesine ulaşıyoruz. Genellikle Göbeklitepe’den çıkartılan arkeolojik eserleri bu muhteşem müzede rehberinizin anlatımları ile öğreniyoruz.
Akçakale yolunu takip ederek Harran’a ulaşıyoruz. Dünyanın ilk üniversitesi olan Harran Üniversitesi, Ulucami, Rasathane ve şehir Surlarını görüyor ardından ilginç mimarisi ile dikkat çeken Harran evlerini ziyaret ediyoruz. Bu ikonik mekanlarda Harran evlerinin mimari detaylarını, bu coğrafyada yaşayan insanların gelenek ve göreneklerini rehberimizden dinliyoruz. Şanlıurfa’da bulunan otelimize ulaşıyoruz. Dileyen misafirlerimiz ile Urfa kültürünün bir parçası olan yemekli Sıra Gecesi programına gidiyoruz (ekstra)
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltı sonrasında tarihin sıfır noktası olarak addedilen Göbeklitepe’ye hareket varıyoruz. İnsanlığın bilinen ilk mabedi, Göbeklitepe, 1996 yılında kazı çalışmaları başlayan kazılar sonrası Neolitik dönem insanının kutsal tapım merkezi olduğu bilinmektedir. Buradaki tapınakları, insan şeklinde tasvir edilen T şeklindeki sütunları görüp Göbeklitepe hakkında bilgileri rehberimizin anlatımları ile öğreniyoruz. Ardından Kızıltepe üzerinden Müze Kent Mardin’e varıyoruz. .ilk durağımız Mor Behrem Kırklar Kilisesi. Kilise görevlisinden alacağımız bilgilerin ardından Mardin’in dar sokaklarında yapacağımız yürüyüşle Mardin Müzesi, Latifiye Camii ve bölgenin en önemli yapılarından biri olan Ulu Cami’yi görerek fotoğraflıyoruz. Ardından birçok dizi ve filme ev sahipliği yapmış PTT binasını geziyoruz. Şehidiye Camii ve Medresesi ziyaretimiz sonrası Mardin’in sembollerinden olan Abbaralar'dan geçip aracımıza binerek, Kasımiye Medresesi'ne ulaşıyoruz. Selçuklu Dönemi'nde üniversite denginde eğitim veren bu olağan üstü mimaride Güneydoğu kültüründeki eyvan felsefesini öğrenip gezilerimizi tamamladıktan sonra rotamızı 1932 yılına kadar Dünya’daki Süryani halkının merkezi konumunda bulunan Deyrulzafaran Manastırı'na çeviriyoruz. Manastır hakkında edineceğimiz bilgiler sonrası Mardin’de bulunan otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltı sonrasında dört tarafı yeşillikler ve sularla çevrili olan Savur’a gidiyoruz. Osmanlı Dönemi'nde "Nahiye-i Savur, Tabi-i liva-i Mardin" diye adlandırılan Süryani ustaların muhteşem taş işlemeleri ile ön plana çıkmış bu yerleşim yerinde Savur Kalesi çevresinde tarihi mekanları, dar sokakları rehberimiz eşliğinde dolaşarak Hacı Abdullah Bey Konağı'na çıkıyoruz. Kuşbakışı manzaranın keyfini çıkartarak aracımızla Dereiçi ( Kilit ) Köyü'ne varıyoruz. 3-4 aile dışında kalanlarının tümünün Avrupa'ya göç ettiği bu köyde Mor Dimet ( Romatizma ) Manastırı gezisini yaparak, küçük Mardin olarak adlandırılan Midyat'a geçiyoruz. Bölgenin önemli el sanatlarından olan telkari pazarında vereceğimiz serbest zaman sonrasında birçok diziye ev sahipliği yapmış olan Konuk Evi Terası'na ulaşıyoruz. Burada birbirinden güzel fotoğraflar çekerek yöresel sarı kesme taş mimarisi ile farklı manzaraları ölümsüzleştirdikten sonra Kofro köyünde son dönemlerde popüler Pizza menülü öğle yemeğimizi alıyoruz. Serin sularıyla cennetten bir köşe olarak tasvir edilen bölgenin mesire alanı Beyaz Su gezisi sonrası Mezopotamya’nın Efes’i olarak adlandırılan Dara’ya gidiyoruz. İpek Yolu üzerinde bulunan bu antik kentte dünyanın ilk su barajına ait kalıntıları görüp, antik dönemde Ahamanişlerin tanrısı Ahura Mazda’ya inanıldığı ve bunun için de bir takım ateş kuleleri yapıldığını öğreniyoruz. Kale ( Daras Anastasiupolis ), kilise, köprü, su kanalları, su sarnıçları, arasta, kaya mezarları ve sivil yerleşim binalarına ait kalıntıları incelerken yöre halkı ile gireceğimiz ikili ilişkiler ve bizlere Mezopotamya misafirperverliğinin inceliklerini sunma yarışları, hoşgörü ve sevginin bölgede ne derece güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlayacak. Kalbimizin bir kısmını burada bırakmamızın sonrasında Mardin'de bulunan otelimize geçiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Dileyen misafirlerimiz ile yemekli bir organizasyon olan Mardin Reyhani gecesine gidiyoruz ( Ekstra ).
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltı sonrasında Hasankeyf’e varıyoruz. Ilısu barajı sebebiyle yeni kurulan yerleşim alanına taşınmış Artuklu Hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Bey’in türbesini görerek sular altında kalmaktan kurtarılmış eserlerin bulunduğu Hasankeyf Müzesi geziyoruz. Raman dağı ham petrol kuyularını görerek Batman üzerinden Malabadi’ye ulaşıyoruz. Timurtaş Bin Ilgazi tarafından yaptırılan Malabadi köprüsü ziyareti sonrası Diyarbakır’a ulaşıyoruz. Ulu Camii, Kale Surları, Cahit Sıtkı Tarancı Evi, 4 Ayaklı Minare gezileri sonrası meşhur On Gözlü Köprü ile tarihi surlarda Heysel Bahçeleri'ni görüyor ve gezilerimizi sonlandırarak Diyarbakır havalimanına ulaşıyoruz. Ajet 20.05 uçağı ile Sabiha Gökçen havalimanına hareket ediyor, bizleri bekleyen servis aracımız ile sizleri aldığımız noktalara bırakıyoruz.
İlk yorumu siz yapın